DI-A-ZYME 256
Geviş getiren hayvanlarda hayvanın sağlığı, yaşamı ve verimi için en önemli organ işkembedir (rumen). Kuzu ve buzağı gibi yavru hayvanlarda işkembenin gelişmesi gecikmeden sağlanmalıdır. Yavru hayvanlarda buna bağlı ishaller önemli bir sorundur. Erişkin hayvanlarda kuru ot, saman vb. Yemler ile fabrika yeminin iyi ve etkili bir şekilde değerlendirilmesi ancak sağlıklı gelişmiş bir işkembe ile mümkündür. Hayvana verilen yem çeşidi ve kalitesi ile kaba-kesif yem oranı işkembenin gelişmesini ve hayvanın verimini doğrudan etkiler.
Hayvanların beslenmesinde yapılacak yanlışlar, hatalı yem seçimi, favrika yeminin kalitesi ve fabrika yemi ile işletme yeminin dengelenmesindeki zorluklar işkembenin faaliyetlerini olumsuz etkileyen faktörlerdir. Yapılacak bu tip hatalara bağlı olarak asidoz, ketosis, ishal, ayak problemleri, verim kayıpları ve ölüme kadar gidecek bir dizi olgu ortaya çıkar. Bu hastalıklar sub-akut olarak da seyredebilir, bu durumda verim kayıpları şeklinde ortaya çıkan semptomların fark edilmesi de pek mümkün olmaz.
Hayvancılıkta verimli ve problemsiz bir üretim için günümüzde probiyotik ve enzimlerin kullanımı her geçen gün daha çok ilgi görmektedir.
Probiyotikler işkembe ortamı ve mikropları ile uyumlu, doğal mikroorganizmalardır. Bu mikroorganizmaların işkembe faaliyetlerini düzenleyici ve yardım edici etkisi sayesinde işletmede yapılan hatalı yemleme ve beslemeye bağlı bozuklukların hayvan üzerinde oluşturacağı metabolik hastalıkların önüne geçilebilmektedir. Probiyotiklerin özellikle rumen pH'sını stabilize etmedeki etkileri son derece önemli olup, asidozun önüne geçilmesinde ciddi katkı sağlamaktadır. Probiyotiklerin değişik hayvan türlerinde çeşitli şekillerde yarar sağladığı yapılan bilimsel çalışmalarla ortaya konulmuştur;
- B kompleks vitaminler ile K vitamini sentezini artırırlar.
- Laktaz, selülaz, hemiselülaz, ksilanaz amilaz, lipaz proteaz betaglukonaz gibi enzimlerin sentezini artırarak, yemlerin daha iyi değerlendirilmesini sağlarlar.
- Bağırsak hareketlerini düzenlerler, böylece sindirime katkıda bulunurlar.
- Yağ asitlerinin ve kalsiyumun emilimini artırırlar.
- Bağırsaklarda amonyak üretimini azaltarak, epitel hücrelerin tahribatını engellerler.
- Organik asitler ve acidolin lactocidin, acidophlin, nisin ve diplococin gibi antibiyotik etkili maddeler ve hidrojenperoksit üreterek(özellikle laktobasiller) salmonella, klebsiella, E.coli, clostridium, proteus ve bazı staphilococcus gibi bakterilerin faliyetlerini önler.
- Probiyotiklerin hayvanlarda gözlenen klinik bulguların azalmasında etkili olduğu, parazitlerden kaynaklanan sorunların ortadan kaldırılmasında destek sağladığı, dolayısıyla verim performansını iyileştirdiği belirlenmiştir.
- Genç hayvanların sindirim kanalında koliform grubu bakterilerin çoğalmasını engelleyerek, onları diyare gibi sindirim sistemi bozukluklarından korumaktadırlar.
- Patojen mikroorganizmaların gelişmesinin önlenmesi ile olası enfeksiyonlara karşı ilaç kullanımı ve masrafı da ortadan kalkar. Böylece et, süt ve süt ürünlerinde ortaya çıkabilecek kalıntı sorununun önüne geçilir.
- Bunlara ek olarak probiyotik kullanımı performans üzerine yaptığı olumlu katkılara bağlı olarak besi sonu ağırlığına daha kısa sürede ulaştırılmasını sağlar.
- Probiyotiklerin en önemli etkinliğinden birisi de bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı direnci artırmaları ve stresi azaltmalarıdır.
Enzimler yemlerin sindirimini sağlayan maddelerdir. Yemlere düşük aktiviteli katılmalarına rağmen enzim karışımlarının performansa olan önemli katkıları; yem yapısında yer alan yapısal karbonhidratların kritik olan başlangıç safhası sindirimini ve çözünebilirliklerini iyileştirmesi ile açıklanmaktadır. Böylece yemlerin sindirim hızı artmakta, mikrobiyal aktivite ile fermentasyon olumlu etkilenmekte ve hayvanın verimi artmaktadır.
Ruminant yemlerinde fibrolitik enzim kullanılması ham selüloz olarak bilinen NDF sindirilebilirliğini ve kuru madde tüketimini artırmak suretiyle performansı olumlu etkilemektedir. NDF sindirilebilirliğindeki artışın yanı sıra ilave enzimlerin rumen fermantasyonuna yardım ettikleri ayrıca özellikle azor kullanım etkinliğini yükselttikleri bildirilmektedir.
Yüksek verimli hayvanlarda yem sindirilebilirliğinin önemi iyi bilinmektedir. Bu hayvanlarda sindirilebilirliğin iyi olması günlük kuru madde tüketimini artıracağından yüksek verim için besin ihtiyaçları daha iyi karşılanabilecektir. Rumende selüloz sindiriminde sorumlu olan en önemli mikroorganizma Fibrobakter succinogenes'tir. Bu mikroorganizma ile sindirimin gerçekleşmesi için substrat ve bakteri arasında çok yakın bir temasın olması gerekmektedir. Oysa yeme katılan enzimlerin yem hücre duvarına penetre olması için çok az bir yüzey yeterlidir ve yemin parçalanması kolaylıkla başlatılabilmektedir.
EKSOJEN ENZİMLERİN FAYDALARI
- Kuru madde sindirilebilirliğinde artma
- Ham selüloz sindirilebilirliğinde artma
- Uçucu yağ asitleri miktarında artış
- Asetat: Propiyonat oranında düşüş
- Mikrobiyal protein sentezinde artış
- Üreaz aktivitesinde artış
- Karbonhidrat yararlanımında iyileşme
ETKİ ŞEKLİ VE FAYDALARI
SÜT-BESİ SIĞIRI VE KOYUNLARDA
- Sindirim sistemini düzenleyerek yemden yararlanmayı artırır.
- Bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyon riskini azaltır.
- Et ve sütün kalite ve miktarını artırır.
- Sağlıklı hayvanlarda iştahı düzenler, hastalıklarda iştahın azalmasını engeller.
- Antibiyotik kullanımı nedeni ile bozulan mikrobiyal dengenin düzenlenmesini sağlar.
- Primer indigasyonlar (Rumen asidozu, Rumen Alkolozu, Rumen putrifikasyonu-kokuşması, Rumen timpanisi-gazlı şişkinlik) ile sekonder indigasyonları (ketozis, hipokalsemi, retikuloperitonitis) insidensini azaltır.
- Di-a-zyme 256 probiyotik ve multienzimler kombinasyonu sayesinde, özellikle kaba yemlerin sindirilebilirliğini ve sonuçta yem tüketimini düzenleyici olarak kullanılmasını sağlar.
- Dengesiz yem tüketimini düzenleyici olarak kullanılmasını sağlar.
- Dengesiz yemlerin oluşturduğu sub-klinik asidoza kesin çözüm sağlar.
- Nakliye, aşırı sıcaklar, yem değişiklikleri vb. Stres faktörlerinin rumen ekosisteminde oluşturacağı dengesizlikleri önler.
KUZU VE BUZAĞILARDA
- Mikroorganizmaların çoğalması ve gelişmesini teşvik ederek kuzu ve buzağıların rumen gelişimini hızlandırır. Böylece kuzu ve bozağıların kesif yeme kısa sürede geçişi sağlanır.
- Bağışıklık sistemini güçlendirir, enfeksiyon riskini azaltır.
- Oral ve parental antibiyotik kullanımı sonrası bozulan mikrobiyal dengenin düzenlenmesinde etkilidir.
- Buzağı abomasum tympani ve gazlı şişkinliklerin tedavilerini destekler.
- Bulaşık yem ve su tüketimine bağlı olarak sindirim sisteminde oluşabilecek patojen mikroorganizmaların (E.Coli, Salmonella, Compylobacteer) üremelerini engeller, böylece gıda enteritlerinin tedavisinde etki gösterir.
- Yeme ve çeşitli etmenlere bağlı ishalleri önemli oranda azaltır.
- DI-A-ZYME 256 yemin sindirilebilir protein ve enerji değerini artırır, böylece kuzu ve buzağılarda canlı ağırlık artışını ve sağlığını olumlu yönde etkiler.
DI-A-ZYME 256 BİLEŞİMİ
| PROBİYOTİKLER | İÇERİK |
| Enterecoccus faecium | Bakteri ve maya toplamı 220 milyar CFU/kg |
| Lactobacillus acidophulus | |
| Lactobacillus plantarum | |
| Lactobacillus casei | |
| Bacillus licheniformis | |
| Bacillus subtilis | |
| Aspergillus oryzae |
| ENZİMLER | MİNİMUM AKTİVİTE |
| PROTEAZ | 5.546 PC/g |
| AMİLAZ | 18.410 RAU/g |
| SELÜLAZ | 910 ünite/g |
| LİPAZ | 682 ünite/g |
| PEKTİNAZ | 455 ünite/g |
| KULLANIM KURALLARI (HAYVAN BAŞINA) | |||
| DÜZENLİ KULLANIM SÜREKLİ | TEDAVİ AMACIYLA KULLANIM, 2-3 GÜN | ||
| KUZU-BUZAĞI | 5-10 gr/gün | KUZU - BUZAĞI | 20-30 gr/gün |
| KOYUN-KEÇİ | 10 gr/gün | KOYUN-KEÇİ | 30 gr/gün |
| SÜT-BESİ SIĞIRLARI (GENÇLER İÇİN) | 10 gr/gün | SÜT-BESİ SIĞIRLARI | 50-100 gr/gün |
| SÜT-BESİ SIĞIRLARI (LAKTAS-BESİ) | 20 gr/gün | KEDİ-KÖPEK | 10-20 gr/gün |
| KEDİ - KÖPEK | 5-10 gr/gün | ||
| Hazırlanışı: Yemde kullanılır. Kuzu-buzağı ve tedavide süt veya ılık su ile karıştırılarak içirilir. | |||
| AMBALAJ ŞEKLİ | 100 gr – 250 gr – 1.000 gr – 25 kg alüminyum poşet, beyaz plastik kutu, çok katlı kraft torbalarda. |


